Türkiye’nin kuruluş ruhuna dönüş
Bir Mesele
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş değerleri — anayasanın değiştirilemez koruması altındaki İstiklâl Marşı’nda damıtılmış olarak yer alan Hakk’a tapan millet kimliği, ailenin millî bekanın iç teminatı olarak konumu, milletin egemenliğinin uluslararası vesayet karşısında savunulması, kurucu şehitlerin emanetine sahip çıkma sorumluluğu — günümüz Türkiye’sinde hem iç hukukî yorum hem de uluslararası sözleşme yorumu alanlarında ciddi sınamalar altındadır.
Hakka Tapan Millet Derneği, bu sınamalara karşı hukukî, akademik, kültürel ve kamu politikası düzeyinde çalışmalar yürütmek üzere kurulmuştur.
Bir Yolun Kurumsallaşması
Derneğin kuruluşu yeni bir başlangıç değil, uzun bir yolun kurumsallaşmış halidir. Aşağıda kurucu başkanın bu yolu kendi kaleminden anlattığı bir hatıra yer almaktadır.
2017’de Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) Başkanlığı görevini üstlendiğimde, Kurum’un görevlerinden biri iç hukuku uluslararası insan hakları sözleşmelerine uygun hale getirmek için çalışmalar yürütmekti. Ancak gözlemim şuydu: uluslararası alanda insan hakları söylemi yaygın olarak çifte standart taşıyordu; Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi mekanizmaları millete ve devlete kıyasla daha öncelikli görülmekteydi; İstanbul Sözleşmesi aile kurumunu zayıflatacak biçimde tüm devlet kurumlarında pusula işlevi görüyordu. Esasen uluslararası sözleşmeler bir boyutuyla egemenlik devri anlamına geliyordu. Bu bağlamda BM Ulusal Kurumların Statüsüne İlişkin İlkeler (Paris İlkeleri) ise Kurum’un devlet ve millete karşı içeride bağımsız olmasını beklerken, dışarıya — dış mekanizmalara ve sözleşmelere — bağımlı çalışmasını gerektiriyordu.
Hem iç hukuktaki sorunlara hem de kolektif kimliğimizi yok edici dış baskılara karşı Hakk’a bağlılığı esas alan üçüncü bir konum aldım: ne içeride siyasete tâbi, ne dışarıda uluslararası vesayete tâbi; insan haklarının ve milletin haklarının asıl savunusu olarak. Bu çerçevede 2019’da Kurum öncülüğünde ailenin korunması hakkı konulu uluslararası bir sempozyum tertip ettik; sempozyum İstanbul Sözleşmesi’nden çıkış zemininin hazırlanmasına katkı sundu. Ardından Kurum olarak İstiklâl Marşı’nı bir insan hakları belgesi olarak sahiplendik. 2021’de TBMM Başkanı, AK Parti, CHP, HDP, MHP ve İYİ Parti’nin ortak önergesiyle Marş’ın 100. yılı “İstiklâl Marşı Yılı” olarak kabul edildiğinde, hazırlattığımız — İstiklâl Marşı’nı tüm iç hukuk ve uluslararası sözleşmelerin üstünde konumlandıran — kamu spotu RTÜK üzerinden tüm ulusal kanallarda yayımlandı. Anayasa Mahkemesi ve ulusal medya başta olmak üzere her platformda bu tezi TİHEK Başkanı sıfatıyla savunmaya gayret ettim.
Bu döneme ait belgeler ve yayınlar TİHEK’in kendi dijital arşivlerinde ve suleymanarslan.net adresinde detaylı olarak yer almaktadır.
Kurum görevimin sona ermesinin ardından aynı misyonu önce kişisel bir yayın alanında — hakkatapanmillet.com — sürdürdüm. Anayasada ailenin güçlendirilmesi yönünde değişiklikler gündeme geldiğinde somut anayasa değişikliği önerileri hazırladım ve yayımladım; İstiklâl Marşı’nı kuruluş değerlerinin damıtılmış ifadesi olarak yeniden değerlendirdim. Marş ekseninde kuruluş değerlerine sahiplenme fikri yankı bulup öneriler geliştikçe dernekleşme ihtiyacı belirginleşti.
Bu yolculuğun varış noktası, derneğin 6 Mart 2026’daki resmî kuruluşu olmuştur.
Kuruluş
Hakka Tapan Millet Derneği, 6 Mart 2026 / 17 Ramazan 1447 Cuma günü saat 14:53’te İstanbul’da kuruldu. Kurucular beş avukat, bir bilgisayar mühendisi ve bir ev hanımı olmak üzere yedi kişidir; ilk hareket kurucu başkanın kendi aile ocağından başlayarak şekillenmiştir.
Kuruluş anının taşıdığı tevafuklar kayda değer: kurucu Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı gün gibi bir mübarek Cuma günü; orucun ve manevî arınmanın ayı olan Ramazan‘da; İslâm’ın ilk zaferi Bedir Gazvesi‘nin sene-i devriyesi 17 Ramazan’da; ve İstanbul’un fethinin yılı olan 1453‘ü hatırlatan saat 14:53’te. Kuruluş bu tevafukları aramamış, ancak onlar kuruluşun yanına gelmiştir.
Çerçeve
Derneğin tüm çalışmalarının dayandığı beş esas, Kurucu Beyan sayfasında damıtılmış olarak yer almaktadır. Kuruluş değerleri, kurucu ve kuşatıcı Hakk’a Tapan Millet üst kimliği, kurucu ruhun sürekliliği, tüten ocak ve insanlığa teklif — bu beş eksen derneğin hukukî, akademik, kültürel ve kamu politikası çalışmalarının pusulasıdır. Bağlayıcı asıl belge ise derneğin tüzüğüdür.
Davet
Hakk’a tapan millet yaklaşımını kabul eden herkesi gönüllü çalışma, maddî ve manevî destek, fikrî ve ilmî katkı yoluyla derneğin çalışmalarına katkıda bulunmaya, derneğin kurul ve komisyonlarında görev almaya davet ediyoruz.
“Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklâl!”
