Çağrımız karşılık buldu.




23 Nisan, sadece bir Meclis’in açılış tarihi değil; emperyalist işgallerin pençesindeki milletimizin, Allah’a sığınarak, imanıyla doğrularak yeniden ayağa kalktığı eşsiz bir diriliş anıdır. O gün, Hakk’a tapan milletimiz; mezhebi, kültürü, etnik kökeni, siyasi görüşleri farklı olsa dahi, dinini, vatanını ve devletini korumak için yekvücut olmuştur.
23 Nisan Ruhu, bir kopuş değil; bir kökleniştir.
Hakk’a Tapan Millet Derneğimiz; Türkiye’nin kuruluş değerlerine, 23 Nisan 1920’de Hacı Bayram-ı Veli Camii’nde tecelli eden manevî kuruluş ruhuna ve milletimizin bin yıllık tarihî hafızasına sahip çıkmak amacıyla 6 Mart 2026’da kurulmuş bir sivil toplum kuruluşudur.
Henüz Derneğimiz kurulmadan önce tarafımızdan “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı Tarihi Bağlamına Uygun Olarak Kutlama Proje Önerisi” başlıklı kapsamlı bir dosya hazırlanmış, hakkatapanmillet.com adresinden kamuoyuyla paylaşılmıştır. Cumhurbaşkanlığı, TBMM Başkanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığı uhdesinde yürütülecek faaliyetlere ilişkin somut çağrıları ihtiva eden bu öneri, 15 Nisan 2025 tarih ve 2501376047 sayılı CİMER başvurusu ile resmî kanallara da iletilmiştir. Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi söz konusu başvuruyu aynı gün Millî Eğitim Bakanlığı’na sevk etmiş; başvuru kayda alınmış ve “görüş ve önerileriniz tarafımızca kayıt altına alınmış olup, ilgili birimlere gerekli bilgilendirmelerin yapılacağı” yönünde tarafımıza cevap yazılmıştır.
Başvurumuzun özünde; Heyet-i Temsiliye adına Mustafa Kemal Paşa imzasıyla 21 Nisan 1336 (1920) tarihli ve 607 sayılı genelge ile bütün vilayetlere gönderilen ve Cumhuriyetimizin kuruluş belgelerinden biri olan Genelge doğrultusunda Cumhurbaşkanımızın, TBMM Başkanımızın, milletvekillerimizin, bakanlarımızın, komutanlarımızın ve Diyanet İşleri Başkanımızın, Hakk’a tapan milletimizle birlikte, kuruluştaki gibi 23 Nisan günlerinde Hacı Bayram-ı Veli Camii’nde görülmesi ve bu etkinliklerin ülkemizin tüm illerinde gerçekleştirilmesi talebi bulunmaktaydı.
2025’te CİMER aracılığıyla ilettiğimiz talebimiz, bu yıl 23 Nisan’da tarihî bir karşılık buldu. Millî Eğitim Bakanımız 24 Nisan 2026 Cuma günü Ankara Hacı Bayram-ı Veli Camii’nde cuma namazını kıldıktan sonra mehter takımı ve Türk bayrakları taşıyan öğrencilerimizle birlikte Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi binasına yürüyüşe geçti; tarihî Meclis binası önünde dualar eşliğinde Meclis’in açılışını temsilen kurdele kesildi; Genel Kurul Salonu’nda dönem kıyafetleri içindeki öğrencilerimizin katılımıyla temsili Meclis oturumu icra edildi; Sinop Mebusu Mehmet Şerif Bey’in, Hamdullah Suphi Bey’in ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün açılış konuşmaları canlandırılarak o günün manevî atmosferi yeniden yaşatıldı. Bu uygulamalar, projemizin temel taleplerinin ilk ve en kritik halkasının fiilen hayata geçtiğinin belgesi niteliğindedir.
Bu adım; kuruluş ruhumuza sahip çıkma yolunda kıymetli bir başlangıçtır.
Geleceğe Dair Temennilerimiz
Bu yıl atılan adımın kalıcı ve kurumsal bir devlet geleneğine dönüşmesi, milletimizin manevî hafızasının korunması bakımından hayatî önem taşımaktadır. 23 Nisan’ın 1920’deki aslına uygun kutlanması, sadece bir merasim meselesi değil; çocuklarımıza ve gençlerimize aktarılacak bir kuruluş şuurudur.
23 Nisan’da Hacı Bayram-ı Veli Camii’nin avlusunda yeniden tecelli eden o ruhun, Mustafa Kemal Paşa imzasıyla gönderilen 607 sayılı Genelge uyarınca ülkemizin tüm illerinde ve milletimizin tüm fertlerinde inşallah önümüzdeki yıllarda da daha geniş, daha derin, daha kuşatıcı bir biçimde yaşanması ve kalıcı bir geleneğe dönüşmesi en kalbî dileğimizdir.
Bu bağlamda iki temel hususun altını çizmek isteriz.
Birincisi: 23 Nisan; hem Ulusal Egemenlik Bayramı hem Çocuk Bayramı olarak — yalnızca çocukların değil, her yaşın ve her kesimin bayramı olarak — Hakk’a tapan milletimize yaraşır şekilde kutlanmalıdır. Hacı Bayram-ı Veli Camii avlusunda 1920’de toplanan, dua eden, Meclis’e yürüyen cemaat; milletimizin her inanç, düşünce ve kuşaktan ferdini temsil eden bir bütündü. 23 Nisan’ın çocuklara armağan edilişi, milletin bu bütünlüğünü çocuklara emanet etmek anlamı taşır; bayramın yetişkin nesilden çekilmesi, ailenin ve milletin bayramı icra etmekten uzaklaşması anlamına gelmemelidir. Dede ile torunun, baba ile evladın, ana ile kızının aynı saflarda dua ettiği; cami avlusunun, mahallenin, meydanın bir arada yaşadığı bir bayram — kuruluştaki manzaranın ta kendisidir.
İkincisi: Cumhurbaşkanımızın ve devlet erkânımızın her 23 Nisan günü, Meclis’in ilk adımlarının atıldığı Hacı Bayram-ı Veli Camii’nde Hakk’a tapan milletimizle birlikte bulunması; o günü kuran ve kuruluşa hayat veren mukaddes hatıralara, bu hatıraların tecelli ettiği mekâna ve milletimizle ahdine sadakatin canlı ifadesi olacaktır. Aynı zamanda istiklalini kazanmış bir devletin, milletiyle ve kuruluş ruhuyla yeniden kucaklaşmasının da en doğru sembolüdür.
Derneğimiz, bu istikamette tüzüğünde sayılı faaliyet alanları çerçevesinde — araştırma, eğitim, yayın, belgesel yapımı, ulusal-uluslararası iş birlikleri ve gençlik çalışmaları başlıklarında — her türlü iş birliğine, bilgi ve belge paylaşımına âmâdedir.
Teşekkürlerimiz
Bu vesileyle başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Millî Eğitim Bakanımız Sayın Prof. Dr. Yusuf Tekin olmak üzere, programın hazırlanmasında, organizasyonunda ve icrasında emeği geçen tüm Bakanlık çalışanlarına, mehteran takımına, programa katılan kıymetli öğrencilerimize, öğretmenlerimize ve velilerimize derneğimiz adına teşekkürlerimizi arz ederiz.
Hakk’a Tapan Millet Derneği adına
Süleyman ARSLAN
Yönetim Kurulu Başkanı
Cumhurbaşkanımızın ve devlet erkânımızın her 23 Nisan günü, Meclis’in ilk adımlarının atıldığı Hacı Bayram-ı Veli Camii’nde Hakk’a tapan milletimizle birlikte bulunması; o günü kuran ve kuruluşa hayat veren mukaddes hatıralara, bu hatıraların tecelli ettiği mekâna ve milletimizle ahdine sadakatin canlı ifadesi olacaktır. Aynı zamanda istiklalini kazanmış bir devletin, milletiyle ve kuruluş ruhuyla yeniden kucaklaşmasının da en doğru sembolüdür.
İnşallah