Hakka Tapan Millet
-
EGEMENLİK ALAMETİ OLARAK EZAN
İstiklâl Marşı'nın içindeki değerler — bu bağlamda ezan da — doğrudan bir kanun hükmüyle olmasa da, Marş'ın anayasal korumasının manevî kapsamı içinde, değiştirilmesi teklif dahi edilemeyen egemenlik alametleridir. Bu anlamda ezan, gerçek bir istiklâl marşıdır.
-
19 MAYIS’I NASIL OKUMALIYIZ?
19 Mayıs din ve vatan uğruna çıkılmış bir yolculuğun başlangıç tarihidir. Bu yolculuğun mahiyeti, bizzat Mustafa Kemal Paşa'nın kurucu Meclis huzurundaki diliyle "din ve millete hizmet" olarak tarif edilmiş; vazifenin kendisi "en büyük bir mazhariyet-i ilâhiye" olarak telakkî edilmiştir. Yolculuğun asıl faili Hakk'a tapan millettir.
-
Allah ve Peygambersiz 23 Nisanlarla Nereye Kadar?
Eğer 23 Nisan 1920'de aranan "dinî ve millî sağlamlık" bugün çocuklarımızın ve onları yetiştiren ebeveynlerin kalbinde manevî bir kale olarak inşa edilseydi, ne okullarımızdaki şiddeti, ne psikolojik sorunları, ne de toplumdaki kültürel yabancılaşmayı bu denli konuşuyor olurduk.
-
HAKK’A TAPAN MİLLET DERNEĞİ TÜZÜĞÜ
Derneğin Amacı: Derneğin amacı, İstiklâl Marşı’nı esas kabul ederek, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu özünü ve anayasal kimliğini oluşturan tarihî, millî ve manevî kuruluş değerlerini korumak, geliştirmek, yaşam biçimi haline getirmek ve gelecek nesillere aktarmaktır.
-
İSTİKLAL MARŞI RUHUNU GELECEK NESİLLERE AKTARMAYI HEDEFLEYEN “HAKK’A TAPAN MİLLET DERNEĞİ” KURULDU
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu değerlerini ve İstiklâl Marşı ruhunu gelecek nesillere aktarmayı amaçlayan “Hakk’a Tapan Millet Derneği”, 6 Mart 2026 tarihinde İstanbul’da dualarla ve anlamlı tevafuklarla kuruldu.
-
30 Ağustos: İmanla Kazanılan Zafer
Bu zafer, Hakk’a tapan milletimizin, Allah’a güvenip dayanarak kazandığı bir iman zaferidir. Bugün bize düşen görev, bu büyük zaferi sadece bir anma günü olarak değil, “medeniyet” maskeli emperyalist saldırı karşısında kurtuluş ve kuruluş değerlerimize sahip çıkmanın, imanımızı ve vatan sevgimizi diri tutmanın günü olarak yaşamaktır. 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutluyor; bu toprakları bir İslam yurdu olarak bizlere emanet eden şehitlerimizi, gazilerimizi ve bu uğurda mücadele eden tüm kahramanlarımızı rahmetle ve minnetle yâd ediyoruz.
-
Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu 3. Dönemine Girerken… Düşünceler ve Temenniler
İnsan haklarını dikey olduğu kadar yatay boyutuyla da geliştiren “Hakk’a Tapan Millet” anlayışı, Türkiye’nin dünyaya sunabileceği güçlü ve özgün bir katkıdır. Zira medeniyetimizdeki kul hakkı kavramı, mevcut insan hakları anlayışından çok daha kapsamlı, derin ve etkin olup insanlığın özlem duyduğu bir değer sistemidir. Devletin polis ve yargı gücüne gerek kalmaksızın, bireylerin birbirlerinin hakkına riayet ettiği, manevi sorumluluk bilinci yüksek, sürdürülebilir bir hakşinas toplumun inşası da bu anlayışa bağlıdır.
-
23 Nisan’ları Yeniden Düşünme Zamanı
O gün Ankara’da açılan Meclis, sadece siyasi bir yapı değil; millî bir ruhun, toplu bir dirilişin tezahürüydü. Ancak bugün sorulması gereken derin bir soru var: 23 Nisan’ları gerçekten o günkü ruhla mı kutluyoruz? Yoksa bu kutlamalar, içi boşaltılmış, sadece protokol ve gösterilerden ibaret bir rutine mi dönüştü?
-
23 Nisan’da Cumhurbaşkanı, TBMM Başkanı, Milletvekilleri ve Tüm Devlet Erkânını Hacı Bayram Veli Camii’nde Görmek İstiyoruz!
Kuruluşta olduğu gibi tüm devlet erkanını 23 Nisan günlerinde öğle namazında Ankara'daki Hacı Bayram Veli Camii'nde görmeyi, bu etkinliklerin tarihî genelgeye uygun olarak ve Ankara ile sınırlı kalmayıp ülkemizin tüm illerinde gerçekleştirilmesini, kuruluştaki o muhteşem anları aynı coşku ve ruhla benzer şekilde her yıl yaşamayı arzuluyor, istiyoruz.









